Hayatımız Sosyal Medya Olmuş :)
escort bursa, beylikdüzü escort, eryaman escort, alanya escort, escort ankara, eryaman escort, porno, kayseri escort, kayseri escort, escort eryaman, malatya escort

Kolay Kredi

4 sene önce admin tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa
untitled

Devletin iç ve dış borçlanmalarının yanı sıra, halkın da hızla artan borçlanmalarının sonunun varabileceği noktayı tahmin bile edemeyebiliriz. Tüketicilerin tasarrufa itmek ve bu aşırı borçlanmaların önüne geçmek için Devlet, kredi kartlarına getirilen taksitlerde sınırlama yapmak gibi bir adım attı geçtiğimiz günlerde. 1 Şubat itibariyle yürürlüğe giren bu yasayla, banka kartları ve kredi kartları hakkında yönetmelikte pek çok değişimi kapsıyor.

Kredi kartlarıyla gerçekleştirilecek mal ve hizmet alımları ile nakit çekimlerinde taksitlendirme süresi 9 ayı geçemiyor. Mobilya ve beyaz eşya satışlarında taksit sayısı 9 ayla sınırlı tutulurken, kredi kartlarıyla gerçekleştirilen telekomünikasyon ve kuyumla ilgili harcamalar ile yemek, gıda ve akaryakıt alımlarında ise taksit uygulanamıyor.

Peki bu yeni kararlar ne kadar işe yaradı? 1 Şubat itibariyle yürürlüğe giren yasa, mal ve hizmet sunan pek çok firma tarafından farklı yollarla deliniyor. Bazı beyaz eşya mağazaları, 9 aylık izinli taksitlendirmenin üstüne 3 aylık senetlerle 12 ay taksitle ürün satıyor. Cep telefonu, bilgisayar, mutfak eşyası gibi ev ürünleri satan mağazalar, 24 aya varan senetli ve sözleşmeli satışlar kazandı. Bu senetlerin gecikme durumunda %7ye varan faiz getirisi mevcut olabiliyor. Türkün zekası bununla da sınırlı kalmıyor. Örneğin cep telefonu satan bir mağaza, taksitlerin yok olması ile birlikte satışları düşmesin diye 1000 liralık telefon kılıfı satıp, telefonu yanına promosyon ürün olarak verebiliyor.

Kolay Kredi Enstrümanı olarak görülen kredi kartları, adı üstünde, günümüzde borçlanmanın en basit yolu. Hane halkları çoğu zaman altından kalkamayacakları borcu sırtına yük olarak bindiriyor. Getirilen çözümse, görüldüğü üzere, pek sağlıklı değil.

Yorum Yok :(

Altına neler oluyor?

4 sene önce admin tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa


Son zamanlarda fark etmişşinizdir altın  daki çıkışı?

Altın alacaklar, yatırım yapanlar baya sevindiler bu işe..

Ciddi bir kar yakaladılar 2 haftada ama totalde dolar daha fazla kar etti..

Dolaı düşürmek için dün gece Merkez bankası müdahale etti ama bu akşam üstü dolar tekrar toparlandı..

Altın ve Dolarda önümüzdeki hafta çok ciddi bir çıkış trendi bekliyorum.

Bakalım neler olacak..

Yorum Yok :(

Kendi halkı ile dalga geçen sayın bakanımız

4 sene önce admin tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa
imagesCALR7HUZ

imagesCALR7HUZ

İsmi lazım olmayan bir yandaş medyanın sorularını cevaplayan Maliye Bakanı Şimşek, akaryakıt fiyatlarına uygulanan verginin düşmesinden yana olmadığını söyledi.

2002 yılında benzin üzerindeki verginin yüzde 70 düzeyinde olduğunu, bugün ise bu oranın yüzde 59,5′e gerilediğini aktaran Şimşek, Türkiye’nin benzinde vergi yükü sıralamasında Avrupa’da üçüncü sırada olduğunu söyledi.

Aynı süreçte motorindeki verginin de yüzde 60′tan 51,5′e indiğini söyleyen Şimşek, motorin vergisinde ise Türkiye’nin dünya beşincisi olduğunu aktardı.

Şimşek, “Vergi yüksek kabul ediyorum. Bunu düşürebilir miyiz diye bir beklenti var. Ben düşürülmesinin doğru olmadığı kanısındayım” dedi şöyle devam etti: “Bu yüksek vergiye rağmen 60 milyar dolarlık ithalat var. Bu da cari açık üzerinde etkili oluyor. Türkiye geçtiğimiz yıl petrol ve doğalgaza para vermeseydi 13 milyar dolar cari fazla verecekti, ama 48 milyar dolar açık verdi” dedi.

“Benzin fiyatı niye dünyanın en yükseği dendiğinde sektör yapısına bakmak gerekir” diyen Şimşek, “Ham petrol maliyeti var onun üzerine rafineri kârı, ana dağıtım payı ve nihai satış var” şeklinde konuştu.

Bu rakamlarla halkının gözünü boyayan Sayın Bakana şu iki soruyu sormak isterdim; “Sayın Bakan, Türkiye de ortalama 30 milyon araba var ve hepsinden günde ortalama 3 TL alındığını var sayarsak günde devletin kasasına girmesi gereken para kimin veya kimlerin cebine girmekte? Ayrıca petrol fiyatları ve dolar kuru düşünce neden fiyatlar aynı oranda düşmüyor?”

Bu yalanlara artık kanmıyoruz Sayın Bakan…

Yorum Yok :(

Fitch aba altından sopa gösterdi

4 sene önce admin tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa
fitch-ratings_1322520838

fitch-ratings_1322520838Yaşadığımız yüz yılda karşılaştığımız büyük ekonomik sıkıntıların baş sorumlularından biri kredi derecelendirme kurumlarıdır.

Bu kurumlar parasal durumu iyi olmayan ülkelere hak etmedikleri yüksek notları verip kredi balonunu şişirerek büyük çöküşe zemin hazırlamışlardır. Bütün bu olumsuzluklara rağmen onlardan daha iyi bir denetleme mekanizması olmadığından hala mevcut güçlerini korumaktalar. Aslında paraya yön veren kurumlar olup bir çeşit parayı yönetenlerin sesidirler. Yani parayı yönetenler ülkenin gidişatından memnun değillerse o ülkenin kredi notunu düşürürler ve bunu yaparken; “dünyanın en büyük 10 ekonomisinden” biri olmanıza bakmazlar. Derler ki; “Dünyaya mal olmuş bir markan yok, bizim paramızla ekonomini döndürüyorsun yeni benim kölemsin.”

Ve şimdi Fitch aracılığı ile bizi uyarıyorlar; “Gezi Parkı protestolarının iyi yönetilmemesi durumunda notun olumsuz etkilenebilir.”

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’den kredi notu uyarısı geldi.

Fitch, Gezi Parkı protestolarının iyi yönetilememesi ve makro dengeleri bozması durumunda, bu durumun kredi notuna olumsuz etkisinin olabileceğini açıkladı.

Açıklamada aynı zamanda, mevcut risklerin Türkiye’nin BBB- olan kredi notu dâhilinde tolere edilebilecek düzeyde olduğu da ifade edildi.

Fitch, Türkiye’nin mali canlandırma için hala alanı bulunuyor” ifadesini de kullandı.

Tercümesi söyle; “Twitter, Google, Facebook, küresel sermaye ve ortaları ile uğramaya devam edersen paranı keseriz Sayın Paditör.”

Gezi parkı eylemlerinin bir sonuca ulaşmadığını düşünüp üzenlere diyorum ki sonuca az kaldı arkadaşlar…

Yorum Yok :(

Ekonomide kırmızı alarm

4 sene önce admin tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa
IHA_20120911_234458

IHA_20120911_234458

Türkiye’nin beş aylık dış ticaret açığı yüzde 16,9 artışla 41,96 milyar dolara ulaştı ve bu artışın büyük bir kısmı son 15 gün içerisinde Dolar kurunun artması sonucu gerçekleşti.

 

Peki, neredeyse doğduğumuzdan beri en çok duyduğumuz kavram olan “Cari açık” nedir?

 

En basit tabiri ile Cari açık, bir ülkenin ürettiğinden fazla harcaması anlamına gelir.

Yani Cari açık üç kalemden oluşur. Birincisi uluslar arası mal ticareti yani ithalat ve ihracat, İkincisi hizmetler hesabı: turizm, sigortacılık, taşımacılık gibi hizmet ticaretinden oluşur, üçüncüsü ise transferler hesabı denilebilir yurt dışında çalışan bizim işçilerimiz ve ülkemizde çalışan yabancı işçilerin yol açtığı döviz transferleridir.

Bu kalemler ülkede ticaret, hizmetler ve transferler sonucu döviz giriş çıkışlarını gösterir. Sonuç olarak ülkeye gelen döviz ülkeden çıkan dövizden fazlaysa cari fazla tersi ise cari açık oluşur.

Maalesef ülkemizde cari fazla verdiğimiz tek dönem 2. dünya savaşı sırasında Almanya’nın bizden silah üretmek için aldığı hammadde ihracatı ile olmuştur.

 

Şimdi kafanızda şu soru oluşmuş olmalı; “Cari açığın bize zararı nedir?”

 

Cari açığın büyümesi ve kapanamaz hale gelmesi alınan borçların denemeyip ülkenin iflası anlamına gelir. Dünyada henüz iflas eden bir ülke yok fakat Yunanistan, Güney Kıbrıs, ispanya ve Portekiz bu duruma en yakın ülkeler gibi görünse de gerek AB üyesi oldukları için gerekse Hıristiyan olduklarından ve en önemlisi ekonomik olarak birbirlerine göbekten bağlı oldukları için şimdilik böyle bir durum söz konusu bile değil.

Bu saydığım özelliklerin hiç birinin bizde olmayışı bizim için 1. dünya savaşı sonrası Osmanlı devletinin başına gelen paylaşımı gibi bir son bekleye bilir.

 

Bazı çevrelerce öne sürülen “dünyanın en büyük ilk on ekonomisinden biri olmamız ya da IMF’ye borç verecek olmamızın” hiçbir anlamı yoktur. Nitekim dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD’nin IMF’ye trilyon dolar borcu vardır fakat bu ABD’nin umurunda bile değildir.

 

Türkiye İstatistik Kurumu, Mayıs ayı dış ticaret rakamlarını göre; Türkiye’nin dış ticaret açığı Ocak-Mayıs döneminde yıllık bazda yüzde 16,9 artışla 41,96 milyar dolar oldu.

 

Mayıs ayında ise yüzde 14,8 artan dış ticaret açığı 9,9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Beklenti açığın 10,4 milyar olması yönündeydi.

 

Avrupa Birliği’nin (AB) ihracattaki payı 2012 Mayıs ayında yüzde 36,3 iken, 2013 Mayıs ayında yüzde 39’a yükseldi. AB’ye yapılan ihracat, 2012 yılının aynı ayına göre yüzde 8,9 artarak 5 187 milyon dolar olarak gerçekleşti.

 

Almanya, 2013 Mayıs ayında en fazla ihracat yapılan ülke oldu.

Bu ülkeye yapılan ihracat 2012 yılı Mayıs ayına göre yüzde 2,9 artarak 1,1 milyar dolar olurken, Almanya’yı sırasıyla Irak (1 milyar dolar), İngiltere (686 milyon dolar) ve İtalya (577 milyon dolar) takip etti.

 

Çin ithalatta ilk sırada yer aldı. Bu ülkeden yapılan ithalat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,8 artarak 2 2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Çin’i sırasıyla Almanya (2,1 milyar dolar), Rusya Federasyonu (1,7 milyar dolar) ve İsviçre (1,4 milyar dolar) izledi.

 

Fasıllar düzeyinde en büyük ihracat kalemi “motorlu kara taşıtları ve bunların aksam parçaları” olurken, bu fasılı; “kazanlar, makineler, mekanik cihazlar ve aletler, bunların aksam ve parçaları,” “demir ve çelik” ve “elektrikli makine ve cihazlar, ses kaydetme-verme, televizyon görüntü-ses kaydetme-verme cihazları” izledi.

 

Mayıs’ta ithalatı en yüksek fasıl, “mineral yakıtlar ve yağlar” oldu. Bu fasılı; “kazanlar, makineler, mekanik cihazlar ve aletler, bunların aksam ve parçaları,” “kıymetli veya yarı kıymetli taşlar, kıymetli metaller, inciler, taklit mücevherci eşyası” ve “motorlu kara taşıtları ve bunların aksam parçaları” izledi.

 

Verileri incelediğimizde ortaya çıkan sonuç şudur; ihraç ettiğimizden fazlasını ithal ediyoruz hem de pahalı olarak.

Sıcak para bağımlısı yani borcu borçla kapatan bir ülke hiçbir ürün üretmen nasıl ayakta kalabilir ki?

 

Uyan artık Türkiye gidilen yol yol değildir unutma ve yalanlara kanma…

2 Yorum Yapıldı
Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12